9 Temmuz 2013 Salı

İnsanlar "tarla süren öküzler" gibi olmaya zorlanmıştır

Kızıl Khmer rejimi, komünizmin temelinde yer alan "insanın hayvanlaştırılması" projesini en belirgin biçimde hayata geçirmiştir. İnsanlar, üstteki örnekte belirtildiği gibi, "tarla süren öküzler gibi" olmaya zorlanmıştır. Bu arada din, ahlak ve aile gibi insani kavramların yok edilmesine büyük önem verilmiştir.Komünizmin Kara Kitabı'nda, Kızıl Khmer rejiminin aile kurumunu ve aile fertleri arasındaki sevgiyi yok etmek için yaptığı uygulamalar şöyle anlatılır:


Kızıl Çin'in Darwınist Vahşet Sürüyor
Kitap boyunca pek çok örneğini gördüğümüz gibi, Darwinist-komünist anlayışa sahip olan bir devlet, kendi çıkarları için halkına, vatandaşına, soydaşına eziyet eder, katliam yapar, onları aç bırakır, sefalete sürükler. Darwinist-komünist devlette önemli olan halkın refahı, mutluluğu, huzuru ve güvenliği değil, kendi hakimiyetinin güçlenmesidir. Rusya ve Çin, bu zalim devlet anlayışının günümüzdeki iki örneğidir. 2000 yılı sonlarında, yeni doğmuş bir bebeğin, Çinli devlet memurları tarafından, ailesinin gözü önünde, hiç acımadan boğularak öldürülmesi, söz konusu zalim Darwinist-komünist anlayışın çarpıcı bir örneğidir. Benzer vahşetler Çin işgali altındaki Müslüman Doğu Türkistan'da sürekli uygulanmaktadır. Darwinizm'in insanları değersiz hayvanlar olarak gösteren, yaşamı çıkarlar için mücadele alanı olarak tanıtan telkinleri ise bu zalimliklerin çıkış noktasıdır. Tüm bu vahşetlerin ortadan kalkması ve insanların barış ve huzura kavuşması ise, söz konusu Darwinist ideolojinin silinmesiyle mümkün olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder